Wellcome to ZAZAMEDIAGRUP Page !
Xeyr Ome Perê ZAZAMEDIAGRUP!
ZAZAMEDIAGRUP Sitesine Hoşgeldiniz! ____________________________________________________________________________________________________________________________
Zaza Media Grup
HABERLER - YORUMLAR
____________________________________________________________________________________________________________________________

ZAZA HALKINA CAĞRI
Biliyorsunuz çok yakında yerel seçimler var. Biz Zazalar ise, tren istasyondan harekete geçeceği sırada son anda ve kan ter içinde yetişmeye çalışıyoruz. Bazen yetişebilirken, bazen de kaçırıyoruz. Ama olsun. Bizde ki Zaza inadı bize yeter, yeterki bilinçli kullanılsın, doğru yerde doğru tarafa kullanılsın. İnatta bir murattır! Kazanımlar da genel de bu inadın sonucunda meydana gelmektedirler.
Seçimler bir demokrasi arenasıdır ve adaylar bu arenada seçmenlerinin karşısına çıkar. Adayların, bu şekilde seçmenin karşısına çıkmasına ve seçmenin de istediği adaya özgürce oy vermesine demokrasi deniliyor. Demokrasi havarileri, serbest seçimler ve özgür irade beyanı ile çokça övünürler. Batı ülkelerinde serbest seçimler ve özgür irade beyanı belirli koşullar altında gerçekleşiyor. Türkiye’de ise, eşit şartlar söz konusu değildir. Mali gücü ve olanakları olanlar, her yerde suyun başını tutarlar. Üstelik, düzen partileri, destek adı altında hazine yardımından har vurup harman savururken, küçük partiler ve bağımsız adaylar bundan da yoksundurlar.
Biliyorsunuz içinde başta DTP ve sözde ideolojik sol küçük minyon, marjinal partilerinde bulunduğu, „Demokratik Güç Birliği“² adı verilen aslında Zazalar’a karşı Kürt ve Türk ittifakı anlamına gelen bu çevrelerin, iddialarından biri de, bağımsız adayın „düzen partilerinin yedeğine“ düştüğüdür. Peki ama bu durum, kendileri için de geçerli değil mi? Madem öyle, onlar neden adaylarını bağımsız aday ya da kendi değerlerini savunan diğer partilerin lehine çekmiyorlar.
DTP ve ona göbekten bağlanmış olan aydın, sanatçı, yazar-çizer takımı, Kürt ve Kürdistan davası adı altında Faşist ve milliyetçi ırkçı ideolojilerinin gereği olarak Zaza düşmanlığı yapıyorlar. Son günlerde basına yapılan açıklamalardan birinde, deniyor ki “Bağımsız adaylar DTP lehine çekilsin“ Mesela Dersim Özgürlük İnisiyatifi‘ adlı bir grup adına yapılan bu açıklama ne anlama geliyor? Bu, açıkça Dersim Bağımsız Belediye Başkanı Adyı Murat Kur’a çekil demektir. Bunu açıkça açık bir tehdit olarak algılıyoruz. Zazalar tehdite papuç bırakmayacaklardır.
Bildiğiniz gibi Türkiye'de iki ilde Tunceli ve Bingöl'de en fazla konuşulan dildir. Bu iki ilin dışında Erzincan (Tunceli'ye yakın ilçesi Üzümlü -Cimili- ve Tercan'ın köylerinde), Elazığ, Diyarbakır, Sivas, Muş, Urfa, Adıyaman, Malatya, Batman, Bitlis, Kayseri, Aksaray gibi illerin bazı bölgelerinde Zazaca yaygın olarak konuşulur.
Zaza yöreleri Belediye BaşkanI adayları içinde kendi yöresinin değerlerini savunan yöresinin değerlerine saygılı yani, dili ve kültürüne ve de dolayısıyla ortak kimliğimiz olan zaza değerlerini de savunan adayları desteklediğimizi. Şiddeti savunan ve bunu halkımızın başına bela eden DTP gibi ergenekon destekli aday ve partilere karşı olduğumuzu beyan ederiz.
SON SÖZ: Kendi dili ve kültürünün yöresinin değerlerinin bilincide olup da bilerek oylarını Ergenekon destekli DTP gibi partilere verenler, asimilasyoncu, katillere destek verenler zorbazlara destek ve yandaş olanların şerefinden şüphe ederiz. Zaza-Dimli-Kırmanc olup kürt fasistleri chp=ergenekon katil ve cellatlari ve dolayisiylede dtp ye oy=rey verenlerin Zazaligindan,kanindan süphe etmek lazimdir. Kam ki, namherram u sitherram'o se wa wextan rey'a xo bido sallme u sutalandé Kirdasiyan.... wa wexta bibo linglekas u dimbiké sar'dé(millet'da) kirdasiyan7kurdan... Axmaxeyi baré hurg merdimi niya, namusli mendis kar u baré ewi diristeyi u samimiyeteyi layiqé hurg merdimi niya! Zazaistan'in her alaninda, sehirinde ve köylerinde mutlaka dtp katilleri husrana ugramalidir.... yeter artik secimden secime, gecimden gecime kadar Zaza halkini kendi cikarlari ve menfaatlari konusunda kullanmalari....
ZAZA MEDIA GRUP

SON HABERLER
1. ZAZA PORTAL adı ile yeni bir sitemiz yayına başlamış bulunmaktadır. Bu sitemizde üyelik sistemi ile çalışan ZAZA FORUM ve Zaza Portal Radyo Yayını da bulunmaktadır. Sitede güncel haberler, zazalara ilişkin haber ve yazılar, köşe yazarları gibi bölümler bulunmaktadır.
2. 2004 yılından bu yana kapalı bulunan PİYA FORUM tekrar yayına başladı.
3. Forume Veng u Reng yayındadır
4. Forume Veng u Vac yayındadır
5. Dersim Forum yayındadır
6. Radyo Zaza sitesi yenilenmiş durumdadır.
7. Mecmuha Veng Zazaki u Zazayan e-dergi 2. sayısını çıkaracaktır.
8. Miraz Dergi 4. sayısını çıkarmıştır. Miraz Radyo da aynı sitede yayında bulunmaktadır.
9. Yayındaki Online Zaza Televizyonları:
Zaza TV,
Avesta Zaza TV,
Zazavizyon TV,
Zaza World TV ve
Zazaistan TV
internet televizyonlarından sonra
Çermik TV
adı ile yeni bir Zaza televizyonu da yayına başlamıştır internet üzerinden.
10. Kürt (Kurmanci) dilinde yayın yapan TRT6(Şeş) tv yayına başlamasından sonra TRT'de Zaza (Zazaki) dilinde yayın yapma çalışmaları da Zaza aydınları tarafından devam ettirilmektedir.
11. Zaza sitelerinden Komagena sitesi yenilenmiş ve geliştirilmiş hali ile yayınına devam ediyor.
12. Yakında yeni albümünü çıkaracak olan Zaza ses sanatçısı Zaza Tekin kişisel sitesini açtı.
13. 2008 15 Ekimde vefat eden Zaza aydını Ferhat Pak (Mahmut Pamukçu) hatırasına bir kişisel site açıldı.
adresi: www.mahmut-pamukcu.de

Zaza Aydını Ferhat Pak (Mahmut Pamukçu) Vefat Etti
Zaza Aydınlarından Ferhat Pak (Mahmut Pamukçu) 15.10.2008 tarihinde Almanya Wetzler'de vefat etmiştir.
Ailesinin, sevenlerinin ve Zaza Halkının Başı Sağ olsun.
Merhumun mekânı Cennet olsun, nur içinde yatsın
Ferhat Pak (1960 - 2008)

|
Zazalar Geleneği Bozmadı
|
|

|
|
Muş’ta Zazalar tarafından Özellikle Ramazan bayramlarında yıllardan beri gelenek haline getirilen mahalli yemek verme geleneği devam ediyor.
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
Muş’ta ikamet eden zazaların yıllardır sürdürdüğü gelenek devam ediyor. Bayram namazından sonra kadınlar tarafından yapılan “ğevre” adlı yemek taziye evinde dağıtılıyor. Zaza kültürü olan yemek bir gün önceden hazırlanıyor.
Muşun Sesi Gazetesi
|
|
|
|
|
|
Almanya'da yaşayan Bingöllü Yaşar Aratemur, Zaza Dil Kurumu'nu kurdu
ZAZA dil bilimi üzerine çalışma yapan ve Almanya'da yaşayan Yaşar Aratemur, Zazacanın daha etkin bir dil olarak kullanılması için çalışmalar yaptığını söyledi. Zaza Dil Kurumu'nun Almanya'da mahkeme kararı ile tescil edildiğini belirten Aratemur, "Zaza dili yavaş yavaş kayboluyor. Bu gidişle 15-20 yıl sonra Zaza dili diye bir şey kalmayacak. Bu coğrafyada bütün kültürleri ve dilleri yaşatmak bizim görevimizdir. Zaza Dil Kurumu yaklaşık 3 aydır faaliyettedir. Zaza dilini yaygınlaştırmak amacıyla yakında bir internet sitesini de hizmete açacağız" dedi.
DERGİLER ÇIKARDI
Bugüne kadar Çime (Kaynak) ve Zazaki isimli dergiler çıkaran Aratemur, Zaza Dil Kurumu'nun da yakında dil bilimi üzerine 6 ayda bir dergi çıkaracağını ifade etti. Zazaca-Almanca ve Zazaca-Türkçe sözlük çıkaracağını da belirten Aratemur, "Şu anda sözlük çalışmalarına devam ediyorum. Yakında sözlükleri çıkarmayı planlıyorum. Ayrıca Zazaca hikaye ve masalların da yer aldığı kitaplar da yazacağım" şeklinde konuştu.
|
|
1 Eylül 2008 - 14:10:50 - 23 günlük
Ekleyen editör: Bingöl Gazetesi
|
ALINTI: http://www.bingolgazetesi.com.tr/detay.asp?hid=4666
|
Zazaca Mevlit okundu
|
22 09 2008 12:40
|
Zazaca yazılı edebiyatın öncüsü ve din alimi Mela Ehmedê Xasî’nin yaşamını konu alan panele farklı toplumsal kesimden birçok kişi katılırken, Mela Xasî’nin Zazaca yazdığı Mevlidi okundu.
|
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan dolayısıyla düzenlediği paneller dizisinin beşincisi Kürtçenin Zazaca lehçesinin öncüsü Mela Ehmedê Xasi üzerine gerçekleştirdi. Moderatör Mahmut Neşite, panellerin Kürtçenin hem Kurmanci, hem de Zazaki lehçelerinden yapılmasından dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’e teşekkür etti. Neşite, 1071’de Kürtlerin kara bahtlarının başladığını, 1639’da Kasrı Şirin Antlaşması ile Kürtlerin ikiye, 20. yüzyılda da dörde bölündüğünü söyledi.
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
EDİTÖR NOTU:
Zazacanın Kürtçe'nin bir Lehçesi Olmadığı, Başlı başına bir dil olduğunu 1900'lü yıllarda Oscar Mann ve o günden bu yana bir sürü bilim adamı ispatlamış olmasına rağmen Kürtçü çevreler Zazaları ve Zazacayı kendi siyasi emellerine alet etmek için sürekli Lehçe Tezi üzerinde ısrarlı çalışmalar yapmaktadırlar. Zazaca İrani Diller grubunda tıpkı diğer diller gibi Farsça, Bellucice, Kürtçe gibi kendi başına bir dildir.
Bu haberin ve Kürtçe Yayın başlıklı başka haberlerin Sitemize alınmasının sebebi Zazalar açısından Kültürel bir anlamda bir etkinlik/faaliyet, bir gelişme olmasıdır, haber değeri taşıyan konular olmasıdır. Yoksa bizim Lehçecilerin tezleri ve Kürtlerin emelleri ve amaçlarına hizmet etmekte zerre kadar bir katkımız olamaz. Biz dillerin ve kültürlerin eşit ve özgür yaşatılmasından yanayız. Bizim kültürlere ve dillere bakış açımız şiddet dışında meşru ortamlarda kültürel ve dilsel olarak yapılan çalışmalardır. Bu anlamda her dil ve kültür doğal olarak yaşatılma ve geliştirilebilme hakkına sahiptir. Biz bütün dillerdeki yozlaşmalara, bozulmalara, yabancı dillerin etkisine karşıyız. Her dil ve kültür kendi ayakları üzerinde yaşatılmalı ve geliştirilmelidir. Bir dili başka bir dilin alt grubu görmek gibi gerçeklerle bağdaşmayan Lehçecilik gibi Faşizan anlayışlar ancak haksızlık ve hukuksuzluktan başka bir anlam ifade etmez.
Saygılar..
TRT Kürtçe yayına Mart’ta başlayacak
|
Levent İÇGEN / ANKARA
|

|
TRT’nİn Kürtçe, Zazaca, Farsça ve Arapça dillerinde yayın yapacak kanalı, PKK’nın kanalı olarak bilinen Roj TV ile aynı uydudan bölgeye seslenecek. TRT, kanalın Hotbird isimli uydudan yayına çıkması konusunda hazırlıklara başlarken, yayın tarihi olarak da Mart 2009’u belirledi.
Arap ülkelerinden talep var
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Temmuz ayında Doğu ve Güneydoğu illerinde anket çalışması yaptıklarını ifade ederek, “Bölge dillerinde yayın yapacak kanal ile ilgili çok olumlu tepkiler aldık. Hatta kanalın İstiklal Marşı ile açılıp İstiklal Marşı ile kapanması konusunda talep geldi” dedi. Kanalın adının henüz netleşmediğini ancak TRT yazısının ardından bir rakamın geleceğini anlatan Şahin, Arap ülkelerinin de Türkiye’den Arapça yayın yapması konusunda talepleri olduğunu dile getirdi.
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
Yılmaz Güney ‘Nazım’da
Yılmaz Güney ‘Umut’, ‘Sürü’, ‘Yol’, ‘Duvar’ gibi önemli filmlerinin gösterimiyle ve çeşitli etkinliklerle Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde anılıyor.
|

|
NTV-MSNBC
Güncelleme: 11:10 TSİ 17 Eylül 2008 Çarşamba / İSTANBUL
Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Vakfı, Türkiye Sinema Emekçileri Sendikası ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi Yılmaz Güney’i Eylül ayı boyunca sürecek etkinliklerle anıyor. 30 Eylül’e kadar sürecek film gösterimlerinin yanı sıra 9-15 Eylül tarihleri arasında Yılmaz Güney film afişleri sergisi de açılacak.
Yılmaz Güney’in anıldığı etkinliklere 7 Eylül’de ‘Umut’ filminin gösterimiyle başlandı. Güney’in ölüm yıldönümü olan 9 Eylül Cuma gününde de gerçekleştirlen bir panelle Yılmaz Güney sineması konuşuldu. Panele yönetmen Handan İpekçi, yazar Vecdi Sayar, yönetmen Ahmet Soner gibi isimler katıldı. Panelin ardından ‘Duvar’ filminin çekimleri sırasında Yılmaz Güney’le yapılan görüşmelerle oluşturulmuş olan ve Patrick Blossier’in gerçekleştirdiği ‘Duvarın Etrafında’ adlı belgesel film gösterildi. Açık havada gerçekleştirilecek filmlerin gösterim ücretleri 2.50 YTL. Filmler, gösterim tarihleri ve saatleri:
|
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
TRT’nin Kürtçe yayını 2009’a kaldı
Hale GÖNÜLTAŞ / ANKARA
TRT’nİn Kürtçe, Arapça, Farsça, Zazaca dillerinde yayın yapacak kanalının yayına girmesi 2009 yılına kaldı. Kürtçe, Arapça, Farsça ve Zazaca bilen personel, TRT Farklı Dillerde Yayın Koordinatörü Sinan İlhan başkanlığında oluşturulacak bir ekip tarafından seçilecek ve kurumda sözleşmeli olarak görev yapacaklar.
İlk aşamada 12 saat yayın
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
Adli Yıl Başlıyor: “Bizim Eller”de Yargı Manzaraları
Sanık kürsüde kendini savunuyor: “Geçen seneydi, geceyarısı benim evime geldiler, yataklarımızdan uyandık, çok korktuk." Hakim. “Ne istiyorlarmış?”, Sanık: “Ma ben ne bilem eline silah almış, devleti yıkacam diyor pez...k” Yeni adli yıl hayırlı olsun...
BİA Haber Merkezi - Tunceli
06 Eylül 2008, Cumartesi
Hüseyin AYGÜN
Aşağıdaki satırlarda birkaç mahkeme sahnesi canlanmaktadır. Artık yargının “kurucu” bir unsuru olan itirafçılarla, yaşlı ve tonton mahkeme başkanlarıyla, “cevval” savcılarla, genç ve idealleri henüz ayakta avukatlarıyla, yorgun ve arada kalmış köylüleriyle ve her tür “aktörüyle” yargı anlatılmaktadır.
Sahne ise bazen Malatya, bazen Erzurum DGM’nin veya “Özel Yetkili Ağır Ceza”nın insanın için karartan salonlarıdır.
Dekor:
Arka tarafta son dönemde gözden geçirilerek revize edilmiş “Adalet Devletin Temelidir” (evvelden ...mülkün temelidir idi ve hep yanlış anlaşılırdı) yazısı, yüksek yere konuşlanmış üç hakim ve bir savcı.
Sanık locasında yarı Zazaca yarı Türkçesi ile “terör zanlıları”; savunma makamında ise henüz hukuk devletine inancını yitirmemiş ceza avukatınız –elbette bendeniz- ve yazarınız.
Anlatılanlar asla hayal ürünü değildir; olmuş-bitmiş, “gerçek yaşamdan alınmış”tır.
“Kimsiniz?” “Biziz teröristler”
Erzurum DGM’deyiz. Çok sayıda yaşlı zanlı tutuklu yargılanıyor ve ilk duruşmadayız.
Sanık M. (Heyecanla anlatıyor, sesine inandırıcı olmayı başarmak isteyen bir hava hakim): Gece kapı çalındı, gittim kapıya, sordum 'kimsiniz?'
Hakim: Kimmiş?
M: Bilmiyorum hakim bey, cevap gelince anladım: "Biziz teröristler, dediler.”
Hakim: Onlar kendine "terörist" mi dediler?
M: He.
Hakim: Sen ne dedin peki?
M: Ben "s..tir olun gidin!" dedim.
Bundan sonra artık salonda sadece hakim de dahil herkesin gülüşmeleri duyulur...
"Sen olsaydın vermez miydin hakim bey?”
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
TRT’ye 120 Kürtçe tercüman kadrosu
3 Eylül 2008
Meltem ÖZGENÇ/ANKARA
TRT’NİN hazırlığını sürdürdüğü Kürtçe TV için bir adım da RTÜK’ten geldi. TRT, Üst Kurul’dan, atıl 120 kadrosunu mütercim tercüman kadrosuna çevirme izni istedi.
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
TRT atağa geçti! Kürtçe den sonra şimdi de Ermenice!

TRT ile Ermenistan Devlet Televizyonu PTA’nın genel müdürleri işbirliği için mutabakat imzaladı. İki kanal ortak programlar hazırlayacak. TRT’de Ermenice yayın gündemde
Sevil KÜÇÜKKOŞUM-AKŞAM
TRT ile Ermenistan Devlet Televizyonu PTA’nın genel müdürleri işbirliği için mutabakat imzaladı. İki kanal ortak programlar hazırlayacak. TRT’de Ermenice yayın gündemde
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
Bu da Kürtçe Rap
|
28.08.2008
|
DİYARBAKIR- Avrupa'da yaşayan Mardinli genç bir kızın çıkardığı Kürtçe sözlü 'Rap' albümü, Güneydoğu'da vatandaşlar tarafından video paylaşım sitelerinde tıklanma rekoru kırıyor. Dezz Deniz isimli genç kızın seslendirdiği uzun havalı Kürtçe rap şarkılar büyük ilgi görüyor.
Güneydoğu'da Kürt 'Rock' ve pop müzikten sonra şimdi de Kürtçe 'Rap' yapılmaya başlandı. 13 yıldan bu yana Almanya'da yaşayan Dezz Deniz isimli Mardinli genç bir şarkıcı uzun hava türküleri eşliğinde seslendirdiği rap müzik tarzı albümüyle büyük ilgi görüyor. 6 ay önce piyasaya çıkan 'Bu kimdir' isimli müzik albümü tüm Avrupa ülkelerinde satışa sunuldu.
|
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
Demirkuş hava aydınlanırken geldi..
Abdullah Muradoğlu
.............................
"Komşularımızın Zaza ya da Kürt olduğunu, Alevi ya da Sünni olduğunu , Arap ya da Laz olduğunu bilirdik. Bu, bizim için bir halk bilgisi, bir folklorik malzeme düzeyindeydi. Nüfus kağıtlarımızda yazmaz, okullarımızda okutulmazdı. Biz, bu ülkenin içerisindeki herkesin kardeşlik sözleşmesiyle Türk olduğuna inandık. Bu yüzden acımasızca yaptığımız bu kavgaların adına bile kardeş kavgası dedik." diye başlıyor söze..
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
Kürt Gladyosu'na bir Zaza'nın tepkisi
ABDÜLHAMİT BİLİCİ
'Kürt Gladyosu' başlıklı yazı Kürtçülük adına hareket eden bazı yapıların derin bağlantılarına dikkat çekiyordu. Uğur Mumcu'nun keşfetmeye yaklaşmışken, bedelini hayatıyla ödediği bu derin bağlantı Ergenekon iddianamesiyle iyice su yüzüne çıkmıştı.
........................
" Ben kimilerince Kürt, kimilerince Türk uzantısı kabul edilen Zaza kökenli biriyim. Ülkemin her acısı içimi acıtır, her sevinci gurur kaynağımdır.
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
|
TÜRKİYE'DE
ETNİK VE DİNSEL SİYASETİN
MİNYATÜR ANALİZİ
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yuhan Marcus
yuhanmarcus @ yahoo.com
|
|
Kitlesel özgürlükler, etnik siyaset ve dinsel arzuların körükleyici serüvenleri, belli ülkelerin en büyük siyasetini tetikler. Bazı ülkelerin vatandaşları siyasetle doğar ve siyasetle yeni kültürler edinir. Yaşam biçimleri idol oluşturdukları siyasi resimlere yansır. Bu biçimsel değer bir bakıma minyatür siyasetin rengidir.
Günümüz ülkesine bunu uyarlamak istersek pek yanılgı yaşamayacağımızı ifade edebiliriz. Ülke genelinde siyasetin en büyük ve doruk noktaya ulaştığı bölge Doğu ve Güneydoğu olarak ilk karşımıza çıkanlardan. Siyaset bu bölgelerde çok sert şekilde kendini açığa vurur.
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri etnik siyasetin en bariz yaşandığı bölgelerdir.
Doğuda Kürt ve Zaza etniğinin belirgin olarak varlık göstermesi genelde bu bölgelerde daha çok etniksel siyasetin taraf toplamasına neden olurken, doğunun iç bölgelerine inildikçe de kimliğin ikinci planda olduğu ve dinsel kimliğin daha üstün olduğunu da anekdotlarda yer eder. Muhafazakar kesimin kendi diniyle bütünleştiğine inandığı partilere taraf olması da bölgesel bazda, siyasi bölünmeler yaşatmıştır. Siyasi değişimin balık sırtı olduğu bu kentler bazen dinsel siyaseti tercih etmiş bazen de etnik olanı otoriter konuma yükselmiştir.
Güneydoğuda kimlik partileri, özellikle Diyarbakır ve Batman illerinde büyük ölçüde karşımıza çıkarak yeni analizlerin incelenmesini de kaçınılmaz kıldırıyor. Batman ve Diyarbakır gibi illerde etnik siyasetin tabanını oluşturduğu partiler genel anlamda iktidara taşıyamadıkları partilerini yerel bazda Belediyelerle taşımaya çalışıyorlar.
Diyarbakır ve Batman kimlik ve din kimliği olarak iki kısma ayrılmakta. Etnik kökenin büyük çoğunluğu ideolojik yaklaşımlar sergilediğinden etnik siyaset son zamanlarda yerelde söz hakkını elinde bulunduruyor.
Doksanlı yıllarda, kimlik ve dinsel kesimin siyasi çatışmaya dönüştüğü kentlerden Diyarbakır ve Batman siyasi gerginliklerini uzun süre üstünden atmayı başaramamıştır. O yıllarda ülke geneli din olgusu ağır basan partilerin iktidarda söz sahibi olmasıyla etnik siyaset yerelde de yerini muhafazakar Belediyelere bırakmış ve uzun süre kadrolaşma belli yerlerde yer ederek nüfusunu yaymayı başarmıştır.
Bölge siyaseti kasvetli çatışma ortamında demokratik gelişmeler de oldukça kısır kalmıştır. Dördüncü güç olan Basın çekimser kalmak zorunda kalmış, dayanak güçleri olmadığından ortamda gelişen olayları yansıtma konusunda çekimser kalmak zorunda kalmışlar.
Balık sırtı ve denge politikasını pek başaramayan ülke siyaseti değişim göstererek, muhafazakar kesimin kaleleri olan Diyarbakır ve Batman kentlerinin Belediyelerini yerel seçimlerle etnik siyasete kaptırmıştır.
Etnik siyasetin daha baskın olduğu kentlerde nüfusun birden yükseliş göstermesi çevre illerin köylerinin boşaltılması ve köy nüfusunun kente yerleşmesinden doğan nüfus gelişimi etnik gücü baskın kılmayı başarmıştır.
Doksanlı yılların sonuyla uzun süre siyasette kalmayı başaracak tek oluşum şuan itibariyle etnik partiler gösteriyor. Etnik kökenin birçok zaafı söz konusu. Muhafazakar kesime göre daha iyimser ve onların acılarını paylaşanları sahiplenme hususu zaaf yanlarından. Birbirlerini sahiplenme bakımından oldukça egoist davranmaktalar. Egoizm esiri olan etnik köken bir türlü siyaset sahnesinde boy gösterememiştir.
Siyasetin minyatüre döndüğü kentler genelde şehir olarak da kimlik yansımasını şehir merkezlerindeki sokak isimlerinden kendini açığa vuruyor.
Muhafazakar partilerin yerelde iktidar olduğu kentlerde sokak isimleri:
�Ömer Muhtar
�Gandi
� Seyyid Kutup
�Humeyni ve bunun gibi idol isimler olurken, etnik kökenli yerel iktidarlarda ise sokak isimleri;
�Selahaddin Eyyubi
�Ahmet Gani
�Yılmaz Güney Olarak kimliklerin dış ve sokaklara yansıması şekilde karşımıza çıkabiliyor. Erk mücadelesi olan siyasi kimlikler dışa açılma konusunda hep zayıf kalmış ve aynı zamanda küçük hesaplar yüzünden gelecek yıllarda büyük kitlelerini aza indirgeyeceklerinin farkında olamamıştırlar.
Etnik nüfus siyaset dışında herhangi bir eğitim alanında gelişme göstermediğinden her doğan çocuk ana ve baba siyasetiyle meydanlarda kendi kimliklerinin saltanata dönüştürdüğü arenada siyasetle yaşamına devam etmek zorunda kalmıştır. Hukuk ve tıp alanında ve de diğer bilim dallarında gelişme göstermek zayıf kaldığından etnik siyaset uzun süre kısır kalıp beklentileri karşılamayacaktır. Gelişen dünya siyasetinde küresel liberalizm varoş kesimlerde ki sosyalist yapılanmayı da kırmayı başaracaktır. Sanayi toplumunun gelişme göstermesiyle etnik ve dinsel misyonlar zamanla konumunu yitirip yeni dünyaya adapte olmak zorunda kalacaktır. İlk zamanlar bu adapte kültür çatışması yaşatacak daha sonra ise iç kesimler bile bu misyondan uzun süre ödün vermeyecektir.
Not: Bu yazım 2001 yılında Siyaset okulundaki, etnik ve dinsel siyasetin geleceği üzerine bir analiz niteliği taşıyor. İngilizce olarak kaleme alınan bu metin Türkçe olarak yayınlanmıştır.
Analiz IXY
ALINTI: http://www.batmancagdas.com/index.php?teamt=yazar&yazi_no=702&yazar_kod=yazar1012

PKK'dan Ergenekon Kopuşu Başladı
PKK'DAKİ İÇ ÇATIŞMA DERİNLEŞİYOR

PKK'dan Ergenekon kopuşu başladı.
Ergenekon soruşturması, PKK’yı sarsmaya devam ediyor. Geçen hafta 30 kişilik Zaza grubu örgütten kaçarken birçok militanın baskı altında olduğu belirtiliyor.
Ergenekon-PKK ilişkisinde Doğu Perinçek’in rolüyle ilgili ilginç bilgiler var.
Ergenekon operasyonlarında terör örgütü PKK’nın adının sık sık geçmesi örgütü iyice sarsmaya başladı. Örgüt içinde iki teröristin idam edilmesiyle devam eden huzursuzluğun iyice arttığı belirtiliyor. Ergenekon operasyonlarının ardından, PKK’nın birileri tarafından yönlendirildiğini duyan bazı önemli teröristler örgütten kaçarak Celal Talabani yönetimindeki Kürt bölgesine geçti. Bu kaçış sırasında bazı militanların öldürüldüğü de aktarılıyor.
PKK’dan kopanların Alevi kökenli Zazalar olması önemli bir ayrıntı olarak istihbarat birimleri tarafından dile getiriliyor. Zira PKK içinde Kürt-Zaza çatışması öteden beri vardı. Çünkü Zazalar daha çok örgütün derin ilişkilerinden rahatsız olan gruptu. Zazaların önemli temsilcisi, şu anda Elbistan Cezaevi’nde bulunan Hamili Yıldırım’ın kopuşta önemli rol oynadığı belirtiliyor. Yıldırım’ın Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesi alındığında PKK-Ergenekon ilişkisini öğrendiği ve bu durumu Kandil’e aracılar vasıtasıyla ilettiği belirtiliyor. Hamili ile yakın arkadaş olan Dr. Ali kod adlı Yusuf Turhallı, bunun üzerine kendisine yakın 30 kişilik bir grubu alarak örgütten kaçtı.
40-50 TERÖRİST TUTUKLANIP SORGULANDI
Bu kaçış sırasında örgüt içinde çatışma başladığı ve yaklaşık 10 teröristin öldüğü de belirtiliyor. Ancak Yusuf Turhallı yönetimindeki grubun PKK’dan kaçmayı başardığı aktarılıyor. Bingöl doğumlu Turhallı; Şırnak, Bingöl, Muş kırsalı sorumluğunu yapmış birisi. Turhallı’nın adı en son Dağlıca baskınında da geçti. Yusuf Turhallı’nın aynı zamanda PKK’nın “karakutusu” olduğu da belirtiliyor.
Bunla birlikte Zaza grubu ile ilişkisi olan 40-50 kadar militanın da örgüt tarafından sorgulanıp tutuklandığı aktarılıyor. PKK’nın Ergenekon ilişkisini eleştirdikleri için tutuklananlar arasında örgütte üst düzey görevlerde bulunan Hatice Türk kod adlı Hatice Aktaş ve Ali Haydar Kaytan bulunuyor. Alevi kökenli Kaytan PKK’nın derinleri arasında gösteriliyordu. Fakat Kaytan’ın uzun süreden beri kirli ilişkiler ağından dolayı örgütü eleştirdiği kaydediliyor. Son dönemlerde Yusuf Turhallı ile birlikte hareket ettiği biliniyor.
Bu sıcak gelişmelerle birlikte terör örgütü içinde geçmişteki bazı olaylardan dolayı özeleştiri başladığı da aktarılıyor. Ergenekon iddianamesinde şehir eylemleri yapan Kürdistan Özgürlük Şahinleri’nin (TAK) adı da geçiyor. Yaptığı eylemler bir bir sıralanan PKK’nın bu kanadının üzerinde durulması gerektiği vurgusu yapılıyor. Ancak alınan ifadelerde, son dönemlerde uzun süre Bursa Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve şu anda Kandil’de oluğu tahmin edilen Sabri Ok’un adı geçiyor. Şüphesiz bu isim derin bağlantısı olan örgüt mensuplarından sadece birisi. Zaten PKK kendi içinde Sabri Ok’u hep ‘derinci’ olarak tanımlıyordu. Zira seçimlerde aday belirlenmesi ve PKK’nın yapacağı hamlelerin önemli bir kısmında Sabri Ok imzası bulunuyor.
İddianamede geçen olaylardan biri de Diyarbakır Lice’de şehit edilen Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’la ilgili. İddiaya göre Bahtiyar Aydın’ı PKK’lılar şehit etmemiş. 1993 yılında gerçekleşen olayla ilgili olarak PKK militanı olan gizli bir tanığın anlattığı iddiaların Ergenekon iddianamesinde yer aldığı belirtiliyor. 1993 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri PKK militanlarına karşı Diyarbakır kırsalında büyük çaplı bir operasyon yapıyor. Operasyonlar sürerken PKK militanlarının imha edilmek üzere olduğu sırada askerlerin telsiz konuşmalarında “Geri çekiliyoruz, paşa vuruldu” şeklindeki ifadeler PKK’lılarca duyuluyor. Paşanın örgüt mensupları tarafından vurulup vurulmadığı konusunda o bölgede bulunan PKK militanları kendi aralarında tartışıyor ve olayın aslını merak ediyor. Zira paşanın vurulduğu alan civarında PKK teröristleri bulunmadığı belirtiliyordu.
Gizli tanığın Tuğgeneral Aydın’ın öldürülmesi olayıyla ilgili anlattıkları şöyle devam ediyor: “Kesinlikle bu olayı PKK örgütü yapmadı. Çünkü ben o bölgede görevli PKK militanıydım. En üst düzey örgüt mensuplarından bu durumu bizzat öğrendim ve takip ettim. Bahtiyar isimli paşanın ne amaçla ve kim tarafından öldürüldüğünü bilmiyorum. Ancak örgütün en önemli birimlerinin bu kadar sıkıştırıldığı ve hatta örgütün en üst düzey mensuplarından bazılarının da imha edilmesi noktasına gelindiği bir esnada böyle bir hadisenin olması karanlık bir nokta olarak kaldı.”
PKK’nın Ergenekon ilişkisi noktasında Doğu Perinçek’in etkisi üzerinde de duruluyor. Hatta PKK ile derin yapının ilişkisinin daha çok Perinçek üzerinden yürütüldüğü ileri sürülüyor. Her sorulduğunda Bekaa Vadisi’ne bir gazeteci olarak gittiğini yineleyen Doğu Perinçek’in asılında gazetecilikten çok başka işler yaptığı yine tanıkların anlattıklarından ortaya çıkıyor. Bir tanığın anlattıkları şöyle: “1986-1987 yıllarında Abdullah Öcalan’ın Bekaa Vadisi’nde bulunan Helve kampında bulunduğu sırada gazeteci ve siyasi kimliği olan Doğu Perinçek röportaj adı altında geldi. Ancak Doğu Perinçek Öcalan tarafından bizzat karşılandı ve askeri tören yapıldı. Perinçek’e kampta bir oda tahsis edildi. Burada 10 gün kaldı. Abdullah Öcalan hiçbir misafiri ile bir defadan fazla birlikte yemek yemediği hâlde Perinçek ile kaldığı süre boyunca bütün yemekleri birlikte yediler. Abdullah Öcalan, kendisiyle görüşmeye gelen herkesin yüzüne karşı güzel sözler söyler, ancak gittikten sonra da arkasından ajan, işbirlikçi ya da benden yararlanmaya geldi şeklinde sözler söylüyordu. Ancak Doğu Perinçek hakkında övücü sözler söyledi.”
PKK’NIN BAŞINA PERİNÇEK GEÇECEK
Perinçek-Öcalan görüşmeleri daha sonra Aydınlık dergisinde yazı dizisi yapılacaktı. O dönemde büyük sıkıntı yaşayan ve operasyonlarla önemli darbe yiyen Öcalan ve PKK, bu yazı dizisi ile büyük prim yaptı, örgüte katılımlar da arttı. Görgü tanığının ifadelerinde, bu söyleşiden sonra Doğu Perinçek’in örgütün ikinci adamı olarak görülmeye başlandığı hatta militanların, PKK’nın başına Doğu Perinçek’in geçmesini beklemeye başladığı vurgulanıyor.
Ergenekon soruşturması kapsamında bu derin yapı ile PKK’nın ilişkisine dair gizli ve aleni tanıkların haricinde soruşturmayı yürüten Savcı Zekeriya Öz’e çok sayıda eski örgüt mensubunun da bilgi ve doküman gönderdiği belirtiliyor. Elde edilen bilgi, belge ve ayrıntılar, Ergenekon soruşturmasının PKK ayağının oldukça derinleştirildiğini gösteriyor.
HAŞİM SÖYLEMEZ- AKSİYON

TRT'de Daha Fazla Anadilde Yayın Yapılacak
TRT'de Kürtçe, Arapça, Çerkezce, Zazaca, Boşnakça gibi anadillerde yayınların artırılması için yapılan yasal değişiklik Meclis Genel Kurulu'ndan geçti.
BİA Haber Merkezi - Ankara
12 Haziran 2008, Perşembe
22.Temmuz.2008 16:41:07
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye Radyo ve Televizyonları (TRT) Kanunu'nun 6. maddesinde yaptığı değişiklikle TRT'nin Kürtçe, Arapça, Çerkezce, Zazaca, Boşnakça gibi Türkçe dışı dillerde daha geniş yayın yapmasını olanaklı hale getirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda 29 Mayıs'ta TRT Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 6. maddesiyle ilgili önergenin görüşülmesinden sonra dün akşam da (11 Haziran) tüm yasa ele alındı. Tasarı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Anadilde yayın TRT'de genişletilecek
Yasaya göre, 7 Haziran 2004'ten beri TRT Radyo 1 ve TRT 3 televizyonu üzerinden haftanın her günü bir Türkçe dışı dilden yayın yapa TRT, söz konusu anadilde yayınları genişletebilecek, bu yayınlara bir kanal tahsis edebilecek.
Hükümet, TRT'de Kürtçe yayınların artırılmasını, "Terörle mücadelede haklı davanın anlatılması" ihtiyacıyla açıklıyor. Şu anda TRT; Pazartesi sabahı Boşnakça, Salı sabahı Arapça, Çarşamba sabahı Kırmanca, Perşembe sabahı Çerkezce ve Cuma sabahı da Zazaca yayın yapıyor.
TRT haber satabilecek, özellerden hizmet satın alabilecek
Ayrıca TRT, Türkiye'de yayın yapan radyo ve televizyon kurum ve kuruluşlarıyla sözleşme, anlaşma ve protokol yapılabilecek. Sözleşme kapsamında TRT; yerel, bölgesel ve ulusal yayın yapan radyo ve TV'lere haber ve görüntü satabilecek, onlardan da hizmet alabilecek.
Uluslararası radyo ve televizyon kurum ve kuruluşlarıyla anlaşma, sözleşme ve protokollerde ise Başbakanın onayı alınacak.
Meclisteki görüşmeler, daha önce önerge görüşüldüğü sırada olduğu gibi sert tartışmalarla geçti. Daha önce açıklama yapan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli, düzenlemenin "PKK'nin dağ kadrosuna jest" niteliğinde olduğunu ileri sürmüştü.
TRT'den sınırlı yayın dört yıldır sürüyor
Yerel ve ulusal medyaya farklı dillerde yayın yapma izni, 2004'te çıktı. 25 Ocak 2004'te Türk Vatandaşlarının Günlük Yaşamlarında Geleneksel Olarak Kullandıkları Farklı Dil ve Lehçelerde Yapılacak Radyo ve Televizyon Yayınları Hakkında Yönetmelik yayımlandı.
TRT'nin yayına başlamasında sonra ise Güneydoğu'dan dört yerel medya RTÜK'ten izin alarak Kürtçe yayına başladı. Ancak şu anda bu kuruluşlardan sadece Gün TV bu yayınını sürdürüyor. (EÖ/EZÖ)
ALINTI: http://www.bianet.org/bianet/kategori/bianet/107589/trtde-daha-fazla-anadilde-yayin-yapilacak
|
ZAZA KENT CAN ÇEKİŞİYOR
|
|
|
girvastutkunu bildirdi: " Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde
Elazığ Son 55 Yılın En Kurak Baharını Geçiriyor Elazığ'da Nisan Ayında Metrekareye Düşen Yağış Miktarının 11 Kilogram Olarak Gerçekleştiği Belirtilirken, Bu Miktarın Son 55 Yılda Görülen En Düşük Miktar Olduğu Kaydedildi.
Elazığ'da Nisan ayında metrekareye düşen yağış miktarının 11 kilogram olarak gerçekleştiği belirtilirken, bu miktarın son 55 yılda görülen en düşük miktar olduğu kaydedildi. Geçen yıl Nisan ayında Elazığ'a 68 kilogram yağış düşerken, uzun yıllar ortalamasının da nisan ayı için 64 kilogram olduğu ifade edildi.
|
|
SİTEMİZDEKİ ESKİ HABERLER
HABER ARSİVİ- ARSİVE XEVERO bölümünden okunabilir.....
|
Mutki'de PKK'ya geçit yok
|
Arap ve Zaza aşiretlere bağlı korucularla teröristler arasında kıran kırana mücadele. Ali Kemal Erdem'in özel haberi.
28.08.2008 16:43 |
PKK’ya son yılların en büyük darbesinin vurulduğu Bitlis Mutki’deki Arap ve Zaza aşiretlere bağlı korucularla PKK’lılar arasında yıllardır kıran kırana bir mücadele var.
ALİ KEMAL ERDEM / ÖZEL HABER
PKK son yıllardaki en büyük kaybını geçtiğimiz gün Bitlis’in Mutki İlçesi’ne bağlı İkizler Köyü kırsalında verdi. Halen devam eden operasyonlar kapsamında şu ana kadar 18 PKK’lı etkisiz hale getirildi. PKK’nın bu denli kayıp vermesinde İkizler Köyü korucularının başarılı direnişinin etkili olduğu belirtiliyor. Saatler boyunca kalabalık PKK grubuyla tek başlarına çatışan İkizler Köyü korucuları beş de şehit verdi. Askerin de yardıma gelmesiyle kaçış yolları tutulan terörist gruba büyük darbe vuruldu.
Son olayla tekrar gündeme gelen Mutki aslında bu tür olaylara hiç de yabancı değil. PKK kendisi açısından önemli bir geçiş noktasında olan Mutki kırsalına yerleşmek için yıllardır uğraşıyor. Son olayda olduğu gibi sık sık buraya kalabalık gruplar gönderiyor. Ancak bugüne kadar bölgede istediği sonucu alabilmiş değil. Bunun nedeni kimi yerlerde pek de sonuç vermeyen koruculuk sisteminin burada iyi yerleşmiş olması. Bunda da bölgedeki Arap ve Zaza aşiretlerinin büyük etkisi var. Bölgedeki Kürt aşiretleri kimi siyasi ve sosyal nedenlerle koruculuğa biraz daha mesafeli bakıyor. Buna karşın Arap ve Zaza aşiretleri koruculuğa daha fazla katılım göstermişler. PKK’lılarla son çatışmaya giren İkizler köyü korucuları Arap asıllı Bıdri aşiretinden. Aşirete bağlı korucular son şehitlerle birlikte bugüne kadar teröre 30 şehit vermiş. Muş ve Bitlis’te yaşayan bu aşiretin 3-4 bin civarında nüfusu var ve ağırlıklı olarak Bitlis’in Mutki ve Hasköy ilçeleri arasında yaşıyorlar. Onlar dışında bölgenin bir diğer etkili korucu Arap aşireti ise Şigolar.
Haberin Devamı: MEDIA ZAZA sitesinde |
|